Neler Yeni

Yavuz Sultan Selim'in Tih Çölünü Geçmesindeki Sır

Katılım
4 Nis 2020
Mesajlar
2,148
Tepkime puanı
13,667
Puanları
7,880
Yavuz, günlerce bir odaya kapanıp Mısır seferi planlarını gözden geçirdi. Büyük bir güçlükle karşı karşıya idi. “Tih Çölü’nü” geçeceklerdi. Yorgun bir orduyu bütün ağırlıklarıyla bu çölden geçirmeye imkân olmadığı söyleniyordu. Cengiz ve Timur gibi hükümdarlar bile Tih Çölü’nü geçmeyi göze alamamışlardı. Büyük İskender deniz yolunu seçmek zorunda kalmıştı.
Mısır tahtına oturtulan Tumanbay, Tih Çölü’nün Yavuz’un ihtişamlı ordusunu yutacağını, büyük bir hezimet yaşanacağını söylüyordu. Bu sözler üzerine Büyük Hakan:
“Mısır’ı mutlaka alacağız, İslam ümmetinin iki başlılığa tahammülü yoktur, Tih Çölü’nü ne pahasına olursa olsun geçeceğiz, Allah yardımcımızdır” dedi.
Herkes korkuyordu. Tih Çölü demek, koca bir ordu için ölüm demekti. Su bulmak mümkün değildi. Kum fırtınaları etrafı kasıp kavuruyordu. Gündüzleri dayanılamayacak kadar sıcak, geceleri ise dondurucu soğuk hâkimdi.
Fakat Koca Yavuz’un azmi karşısında Tih Çölü’de dize geldi. Satın aldığı binlerce deve ile ordunun su ihtiyacını giderdi. Develer durmadan su ve yiyecek taşıdılar. Binlerce **** topları taşıdı. Yavuz Sultan Selim hem askeri yüreklendirmek, hem de işin mânevî ehemmiyetinin anlaşılabilmesi için “Ümmetin Peygamberi önümde yaya giderken, ben at üstünde gitmekten hayâ ederim” deyip attan inerek yaya yürüdü.
Bununla birlikte Osmanlı Ordusu büyük güçlüklerle karşılaştı. Mısır birlikleri sık sık saldırıyor, özellikle su getirmede kullanılan develerden meydana gelen kervanları rahatsız ediyordu. Bütün bunlar Yavuz’u yıldırmadı. Çölü geçmek zorunda olduğunu biliyor, gücünü îmanından alıyordu.
Beş günde çölün en zorlu bölümünü geçip Sâlihiyye Kasabası’ na vardılar. Bu büyük bir başarıydı. Geçilemez zannedilen çöl geçilmiş, koca Osmanlı Ordusu bütün ağırlıklarıyla Sâlihiyye’ye varmıştı. Gerisi kolaydı. İş toplara ve kılıçlara kalıyordu.
 

Konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Üst